2d KareKod Barkod Okuyucu, Opticon Opi2201

opticon5-copyopticon6-copy

Auto Focus Kare kod Barkod Okuyucu
Özel geliştirilmiş eş zamanlı lens odaklama, hızlı tetikleme süresi ve otomatik kontrast ayarlama teknolojileri ile en küçük boyuttaki barkodları en uzak mesafeden okuyabilirsiniz. Ayrıca bu sayede hareket esnasında okuma toleransı da artırılmıştır.

1280×1024 Çözünürlük (1.3 MP) – KareKod Okuyucu
Cmos Okuma Teknolojisi ve yüksek çözünürlük sayesinde, düşük çözünürlüklü (752×480,640×480)
barkod okuyuculara göre daha başarılı okuma performansı sergiler.

Lazer Hedeflemeli KareKod Barkod Okuyucu
Lazer hedefleme sayesinde ortam ışığından etkilenmeden doğru hedefi kolayca belirler.

Rahat Tutulur, Hafiftir ve Yer Tutmaz
OPI 2201 Barkod Okuyucu özel dizayn edilmiş hafif ve ergonomik gövdesi ile elinize rahatça oturur ve küçük boyutları sayesinde masanızda yer tutmaz.

1.5 Metreden Düşmeye Dayanıklı Kare Kod Barkod Okuyucu
1,5 metreden beton zemine düşmelere karşı dayanıklıdır, zorlu çevre şartlarında kullanıma uygundur.

5 Yıl Garantili
Ürün kalitesinin göstergesi olarak 5 Yıl Garantilidir.

Zengin Bağlantı Seçenekleri
Hertürlü sistemde çalışabilmesi için USB, RS 232 ve Klavye bağlantılı modelleri mevcuttur.

Geniş Okuma Açılı Kare Kod Barkod Okuyucu
Özel ergonomik kafa dizaynı ve Auto Focus lens teknolojisi ile yatay ve dikey açılarda
okuma perfomansını en üst seviyeye çıkarır.

Servis Gerektirmez
OPI 2201’i kullanmak çok kolay… Kutusunu açın, kablosunu takın ve hemen kullanmaya başlayın.

Ecza Uygulamaları İçin Özel KareKod Barkod Okuyucu
OPTICON Pharma OPI 2201, özellikle Eczane karekod  uygulamalarında kullanmak üzere geliştirilmiştir.

opi2201modelleri

OPTICON HAKKINDA

Sıra numaraları tamamen üreticilere bırakıldı, Bakanlık kesinlikle bu numaralar ile ilgili bir işlem yapmayacaktır. Üretici veya İthalatçılar sıra numaralarının benzersiz bir biçimde ilaç kutuları üzerinde yer alması sorumluluğunu üstlenmişlerdir.

Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği
BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNLER AMBALAJ VE ETİKETLEME YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 12/8/2005 tarihli ve 25904 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliğinin 4 üncü maddesine aşağıdaki tanımlar eklenmiştir.
“İmalatçı: Ürünü pazara sunmak üzere serbest bırakan gerçek veya tüzel kişiyi,”
“Karekod: Datamatrix tipinde 2 boyutlu bir barkodu,”
“Gözle okunabilir bilgiler: barkod veya karekoda ait içeriklerin kullanıcılara gösterilmesi amacıyla, tanımlayıcının altında veya yakınında bir bölgede yazılan tanımlayıcı içerik bilgilerini,”
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f), (i), (j), (m), (n), (ö), (r) ve (s) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“f) Çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.” özel uyarısına yer verilir.
“i) 24/6/2007 tarihli ve 26562 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği gereğince ambalajların üzerinde geri kazanılabilir ambalaj sembolü ile ambalajın cinsine ait numara ve kısaltma bulundurulur. Bu yönetmelikte Radyofarmasötikler başlığı altında zikredilen ürünler hariç olmak üzere, tıbbi ve tehlikeli atık sınıfında olmayan, iç, dış ve nakliye ambalaj atıklarının yönetimi bahsi geçen yönetmelik kapsamında yapılır.”
“j) Ürünün ambalajında ruhsat/izin sahibinin adı ve adresi bulunur. İsteniliyorsa, ruhsat/izin sahibinin kendisini temsile yetkili kıldığı ürünü pazarlayan firma ismi de bulunur.”
“m) İkincil tanımlayıcı bilgileri ve karekodun gözle okunabilir bilgileri içinde parti numarası bulunur.
n) Son kullanma tarihi kutunun ölçülerine göre rakamla ya da yazı ile ay olarak ve yalnızca rakamla yıl olarak açık bir şekilde yer alır.”
“ö) “Kesilmiş veya açılmış ambalajları satın almayınız”; “Kullanmadan önce kullanma talimatını okuyunuz”; “Beklenmeyen bir etki görüldüğünde doktorunuza başvurunuz” uyarıları ile Bakanlıkça belirlenen diğer uyarılar yer alır.”
“r) Ürünlerin takip edilebilirliğini sağlamak için karekod şeklinde adlandırılan ikincil bir tanımlayıcı ve yanında karekodun içeriğine dair gözle okunabilir bilgiler yer alır. Ruhsat/izin sahipleri, ürünlerinin dış ambalajları üzerine, bu yönetmeliğe bağlı olarak çıkarılacak barkod uygulama kılavuzunda belirlenen standartlar dâhilinde, karekod ve içeriğine ait gözle okunabilir bilgileri, piyasada yaygın şekilde bulunan ve 2 boyutlu barkod okuyabilen okuyucularla okunabilecek şekilde uygularlar. Karekod; tanıtım numuneleri, hastane ambalajlı ürünler, reçeteli ya da reçetesiz ilaçlar ile bedeli geri ödemeye tabi olan ara ürünler ve tıbbi beslenme ürünlerinin ambalajları üzerinde bulunur.”
s) Ürün barkodu bulunur.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 6 – İç ambalajlar; bu maddenin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (o), (ö), (p) ve (s) bentlerinde belirtilen hususların haricinde, Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirlenen özellik ve bilgileri taşımak zorundadır.
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne uygun olmak şartıyla özellikle;
a) Blister şeklindeki iç ambalajlarda;
1) Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği şekilde ürün adının,
2) Ruhsat/izin sahibinin isminin veya ambleminin,
3) İç ambalajın ölçülerine ve özelliğine göre rakamla ya da yazı ile ay olarak ve yalnızca rakamla yıl olarak açık bir şekilde yazılmış son kullanma tarihinin,
4) Parti numarasının
bulunması gerekir.
b) Yönetmeliğin 5 inci maddesinde etiketleme yönünden belirlenen özellik ve bilgilerin yer alamayacağı kadar küçük iç ambalajlarda;
1) Mümkünse, ruhsat/izin sahibinin ismi veya amblemi,
2) Ürün adı, gerektiğinde dozu ve uygulama yolu,
3) Ay ve yıl olarak açık bir şekilde yazılmış son kullanma tarihi,
4) Parti numarası,
5) Ağırlık, hacim veya birim/miktar olarak içeriği,
6) Uygulama yöntemi
yer alır.
Dış ambalajı bulunmayan ürünlerin mevcut ambalajları, Yönetmeliğin 5 inci maddesine uygun olmak zorundadır.
İç ambalajlarda parti numarası bulundurulur.”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Bu Yönetmelik ile belirlenen şartlara uygun olmak zorundadır. Ancak bu ürünlerin ambalajlarında barkod bulunmaz, sadece karekod ve karekod içeriğine ait gözle okunabilir bilgileri açık olarak bulunur.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ürünün piyasaya arz edilmesi için dış, iç ambalaj ve kullanma talimatına ait bilgiler Türkçe olmalıdır. Ancak gerekli hallerde ve istenilen durumlarda (www.alomaliye.com) dış ambalaj, iç ambalaj ve kullanma talimatında Türkçe yanında, AB üye ülkelerinin resmi dillerinden birisi ile diğer ülkelerin resmi dillerinden birisi de kullanılabilir.”
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
“Ruhsat/izin sahipleri; birden fazla ürünü sevk ederken, ürün güvenilirliğini sağlamak üzere,taşıma ambalajları kullanmalıdırlar. Taşıma ambalajları paket, koli, kutu veya bağ olarak ve iç içe konulacak şekilde olabilir. Taşıma ambalajlarının içerdiği miktarlar satış esnasında açılmadan son noktaya kadar taşıyacak makul seviyelerde belirlenmelidir.”
“Taşıma ambalajlarının üstünde, taşıma ambalajını tanımlayan bilgileri içeren bir tanımlayıcı veya taşıma ambalajının içindeki ürünlerin karekod bilgilerinin tümünü içeren bir tanımlayıcı mutlaka bulunmalıdır. Taşıma ambalajı üzerine konulacak tanımlayıcılar bu yönetmeliğe bağlı olarak çıkarılacak barkod uygulama kılavuzunda belirlenen şekilde uygulanır.”
MADDE 7 – Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“MADDE 19 – Bakanlık gerekli olduğu durumlarda ve özellikle;
a) Bazı ürün kategorileri için uyarılar oluşturulmasında,
b) Kendi kendine tedavi amacı ile kullanılacak ürünlerde kullanıcıya ait özel bilgiler düzenlenmesinde,
c) Ambalaj ve Etiket bilgilerinin anlaşılabilirliği için,
d) Ürünün tanımlama yöntemleri, dış ambalajlar ve taşıma ambalajlarının üstünde bulunması gereken tanımlayıcı içerikleri ve güvenilirliği için,
e) Ürünün etiketinde yer alması gereken yardımcı maddelerin listesi ve belirtilme şekilleri için, uyulacak genel ilkeleri kılavuz halinde yayımlar.
Bakanlık bu Yönetmelikte sayılmayan haller için ve gerekli gördüğü durumlarda Yönetmeliğin uygulanmasına yönelik ek kılavuz veya tebliğler yayımlar.”
MADDE 8 – Aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin yürürlüğü, orijinal ürünler için 1/7/2009 tarihine, jenerik ürünler için 31/12/2009 tarihine kadar uzatılmıştır.
MADDE 9 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 2 – Bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren 1/1/2009 tarihine kadar ilaç ambalajlarına karekod eklenecektir. Bu tarihten sonra tüm ürünlerde karekod bulunması mecburi olup, bu tarihten önce karekodsuz üretilmiş ve piyasada mevcut olan ürünlerin 31/12/2009 tarihine kadar satışına izin verilecektir.”
“GEÇİCİ MADDE 3 – Bu Yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra ruhsatlı ürünlerin yenilenmesi gereken dış ambalajları hakkında ruhsat/izin sahipleri tarafından yapılacak başvuruda, sadece fiyat kupürlerinin kaldırılıp, karekod ve gözle okunabilir bilgilerinin konulduğunun Bakanlığa bildirilmesi 1/1/2009 tarihine kadar yeterli sayılacak olup uygulama için ayrıca onay beklenmeyecek ve bu kapsamdaki ambalaj güncellemeleri 1/1/2009 tarihine kadar varyasyon kapsamında değerlendirilmeyecektir. Ancak bu tarihten sonra yapılacak güncellemeler için varyasyon başvurusu yapılması zorunludur. Ambalaj güncellemeleri fiyat kupürünün kaldırılması ve karekod uygulanması dışında bir değişiklik içerdiği takdirde varyasyon kapsamında başvuru yapılacaktır.”
MADDE 10 – Bu Yönetmeliğin;
a) 8 inci maddesi 31/12/2007 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
MADDE 11 – Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.
Kaynak : http://www.alomaliye.com/2008/beseri_urun_amb.htm

Neden 2 boyutlu (2D) barkod seçildi ?
Neden 2D barkod seçilmistir ? Baska bir tür tanımlayıcı ile izleme yapılabilir miydi ?
Tanimlayici olarak 2D Datamatrix yeterli miktarda bilgiyi küçük bir alanda saklamasi ve veri kurtarma imkani bulunmasi sebebi ile seçilmistir. Böylece EAN13 barkodu ile karismalar da engellenmis olacaktir.

Barkod tarayıcılarının temel işlevi barkoddaki verilerin bir bilgisayar sistemine aktarılmasıdır. Sembolün çubuk ve boşluklardan oluşan kısımları önce bir elektronik sinyaline dönüştürülmeli, sonra da verinin bir bilgisayar sisteminde değerlendirilebileceği bir şekilde ASCII karakterleri haline getirilmelidir.

Barkod okuma sistemleri üç ana elemandan oluşur;

- Barkod görüntüsü ile optik etkileşimi sağlayan tarayıcıda giriş mödülü,
- Çubuk ve boşluklardan oluşan simgeleri ASCII verilerine çevirecek şekilde yorumlayan kod çözümleyici,
- Kod çözümü ardından bilgileri ana bir bilgisayar sistemine ileten haberleşme birimleri.

Barkodun okunması için, hareketli demet bir tarayıcı barkod sembolüne ışık gönderir ve ışığı ileri geri titreştirerek her geçişte çubuklardan ve boşluktan yansıyan ışığı ölçer.
Koyu renkli çubuklar boşluklara göre daha fazla ışık emdiğinden, sembolden yansıyan ışık çeşitli seviyelerden oluşmaktadır. Yansıyan ışığın analiz edilmesiyle, okuma cihazı çubukların ve boşlukların durumunu kodun türünü ve kodlanmış veriyi belirleyebilir.

Farklı özelliklere dayanarak tarayıcılar aşağıdaki ana kriterler doğrultusunda sınıflandırılabilirler;

- Işık kaynağı ( LED, helyum-neon gazından veya laser diyodundan üretilen laser )
- Kullanım şekli ( El tipi yada sabitlenebilir tipler )
- Barkod sembolü sunuşu ( temaslı veya temassız )
- Kod çözümleme yeteneğinin entegrasyonu ( tarayıcılar yada tümleşik tarayıcılara )

Işık kaynağı, tarayıcının özel bir dalga boyundaki ışığı üretip, barkodun üzerine ileten bölümüdür. Çubukların ve boşlukların farklı yansıma özelliklerinden dolayı tarayıcı çeşitli seviyelerde yansımış ışığı yakalar. Bu farklılıklar, ışık algılayıcısı tarafından değerlendirilip barkodun elektronik olarak analog veya sayısal simgesini oluştururlar.

Işık kaynağı kategorileri kendi aralarında da alt gruplara ayrılırlar. LED’li ışık kaynakları gözle görülür beyaz ışık veya görülmeyen kızıl ötesi ışık olabilir. LED’li ışık kaynakları bir çok temaslı şeritte olduğu gibi tek tek, yada LED dizini tüm barkodu tarayabilecek şekilde CCD okuyucularıyla birlikte barkod üzerinde hareket ettirilmesini gerektirmeyen dizinler halinde kullanılabilir.

Laser ışığın dağılma özelliğinin olmamasından dolayı, laserli barkod okuyucularının kod çözümleme alanının derinliği daha fazladır. Kızıl ötesi laser ışının bir çok siyah-beyaz barkod ortamına uygun olmasının yanısıra gözle görülür laser ışınının renkle ilgili kısıtlamaları oldukça azdır, gözle görülebilir.

Laser diyod teknolojisindeki yeni gelişmeler bir çok hedefte helyum-neon teknolojisine rakip olabilecek performans seviyesine ulaşmıştır.

Tüm laserli tarama cihazlarının kullanımı Amerikan hükümetinin talebi doğrultusunda Gıda ve İlaç Kurumu’nun bir grubu olan Cihazlar ve Radyolojik Sağlık Merkezi tarafından düzenlenmiştir. Bu kurum laser cihazlarının işletim sırasındaki güç çıkışına göre sınıflandırmaktadır. Temel laserli barkod tarayıcıları küçük seviyelerde enerji kullandığından, taranan mallara yada insan gözüne yönelik gerçek anlamda bir risk oluşturmaktadır.

Barkod Tarayıcı

Bunların ışığında tarayıcıların önemli bir özelliği de çözünürlüktür. Çözünürlüğün seçimi, ( barkodun taraması gereken en dar çubuğunun genişliği olan ) X boyutuna dayalı olmalıdır.

Çözünürlük, X boyutuna göre çok küçük olduğunda lekeler ve boşluklar sinyali bozabilmektedir. Eğer çözünürlük çok geniş olursa, çubukların ve boşlukların genişlikleri bozularak, yine sinyale zarar verebilecek şekilde olduğundan daha dar görülebilir. (Yukarıdaki şekil)

Barkod, tarayıcılarının kullanım biçimleri de uygulamara göre çeşitlilik getirmektedir. Monte edilebilir bir tarayıcı sabit olduğundan, böyle bir durumda, barkod tarama alanına getirilmelidir. Montaj hattı uygulamaları için bu ideal bir düzenlemedir. Sabitlenebilir tarayıcılar için ilginç bir uygulama da sinema salonlarının film üzerindeki barkod tarafından kontrol edilmesidir. Film üzerindeki barkod; salonun ışık, perde ve benzeri işlemlerini kontrol edebilmektedir.

Genelde sabitlenebilir tarayıcıların elde tutulması gerekmediğinden kullanıcının iki eli de diğer işlerini yapabilecek şekilde serbesttir.

El tipi tarayıcılar rahatlıkla hareket ettirilerek barkoda doğrudan yöneltilebilirler. Bu da, şekilsiz kavrama zorluğu olan nesneler için bir avantajdır. Bir elin serbest olmamasına rağmen tarayıcıyı hareket ettirebilme yeteneği bir çok uygulama için büyük avantajdır. Eğer tarayıcı hafifse ve ergonomik olarak iyi bir tasarıma sahipse, bu avantaj daha büyük bir doğruluk kazanır.

Barkod tarayıcıya sunulması açısından değerlendirilirse, temaslı tarayıcılar barkodu okuyabilmek için doğrudan fiziksel temas gerektirirler.

Şerit veya ışıklı kalem olarak da adlandırılan bu cihazlar, temassız cihazlara göre daha ucuz olup daha kolay bir şekilde değiştirilebilirler. Ancak, fiziksel temasın tekrarlanması bazı barkod etiketlerini yıpratabilmektedir; bununla birlikte cihazda kirlenme, çizilme ve hatta kırılmaya neden olabilmektedir.

Böyle durumlarda zarar gören uç değiştirilebilir. Temaslı tarayıcıları kısıtlayan bir diğer faktör ise, düz bir yüzey üzerinden uygun hızla geçmenin gerekliliğidir. Bu nedenle de, ilk okuma hızı yeterli olmadığında, tarama girişiminin tekrarlanması gerekebilir. Kalemlere göre daha pahalı olmalarına rağmen, temassız tarayıcılar farklı yoğunluklardaki barkodları ulaşılması güç, eğimli ve düzensiz yüzeylerden okuyabilmektedirler. Bu tarayıcıların genelde etkin tarama alanı yaklaşık 60 cm olup, özel uzun menzilli versiyonlarda 1,5 m’ye kadar çıkabilir. Verilerin toplanmasında tarama tek başına incelendiğinde, eksik bir işlemdir. Gerçek kod çözümleme, formatlama ve tarama verilerinin alıcı sistemle uyumlu iletişimi, işlemi tamamlayan diğer fonksiyonlardır.

Kod çözümleyicinin ana işlevi, önceden de belirtildiği gibi, tarayıcı modülünün ürettiği elektrik sinyallerini anlamlı bilgisayar verilerine dönüştürmektir. Kod çözümleme işlemi şu aşamalardan meydana gelir;

1. Sembolün çubuk ve boşluk genişliklerini belirlemek,
2. Hangi sembol tarandığını saptamak,
3. Sembol tipinin kurallarına bağlı kalarak çubuk ve boşluk genişliklerini bu tip için geçerli karakterlere dönüştürmek ve gerekliyse hatalı karakterleri çıkarmak,
4. İncelenen simgeleri kodlanmış veriye dönüştürmek,

5. Verileri bir sıra içerisinde derleyerek karakter kontrolü işlemlerini yapmak,
6. Güvenlikle ilgili kontrolları gerçekleştirmek,
7. Hata durumunda sembolü taranmış olarak dışlamak yada diğer durumda kabul etmek. Başarılı yada hatalı kod çözümlerinde sesli yada görsel bir uyarı sinyali de uygulanabilir.

Tüm bu işlemler bir saniyeden az bir süre içerisinde verileri ana bilgisayarla haberleşebilecek hale getirmektedir. Kod çözümlemenin ana unsuru tarayıcıdan gelen sinyali uygun bir teknikle sayısallaştırarak ilgili sembol tipine uygun mesajlar haline dönüştürmektir. Bu amaçla kullanılan teknikler ve bu tekniklerin getirdiği kısıtlamalar bundan sonraki paragraflarda incelenmiştir.

Tarayıcı, barkod’dan yansıyan ışığı toplayarak bunu analog bir sinyale dönüştürür. Tarama demetinin her bir elemanının geçinceye kadar aldığı sürenin ölçümüyle oluşan sinyal, çubukların ve boşlukların genişliğiyle doğrudan orantılıdır. Bunun ardından, sayısallaştırıcı devre bu sinyali taranan barkod’daki çubukların ve boşlukların genişliklerini temsil eden sayısal sinyaldeki 0 ve 1 değerleri taranan sembolün çubuklarına ve boşluklarına, darbe genişlikleri ise elemanların genişliklerine karşılık gelmektedir. Aşağıdaki şekil,

Dijital ve Analog Signal ( barkod )

Sayısallaştırmanın doğruluğu, eşiğin doğru seçimine bağlıdır. Analog bir darbenin çubuk yada boşluk olduğunu net olarak belirleyen bir kesme değeri bulunmalıdır. Eşik değeri ise, sinyalin hangi bölümlerinin çubuk yada boşluk olarak saptanacağını belirler. Kullanılan eşik değerinin etkin olması için sinyalin yeterli Modülasyon Derinliğine sahip olması gereklidir.

Çubukların ve boşlukların algılanması için kullanılan yöntemler de hatalara neden olabilir. Kontrastın belirsizliği ve uygun ışıklandırma sorunlarından dolayı yansıyan ışığın mutlak seviyesi yerine yansıyan ışığın yoğunluğundaki değişimler incelenmelidir. Hatta birçok barkod sisteminin kullandığı ayrıt algılama yada yüksek uyumlu eşik belirleme teknikleri, doğrudan taranan barkodun ürettiği dalga formunun eğimini dikkate almaktadır. İdeal sinyalin dikdörtgen darbeler kümesinden oluşması gerektiği halde gerçek sinyal, sarım bozulmasından dolayı eğrili bir forma sahiptir.

Bu terim, sinyalin demet noktasının sonlu boyutuna göre ortalamasına ve elektronik devredeki gecikmelere bağlıdır. Bu tip eğriler, eğimi değiştirerek gürültü olmaması halinde dahi, belirgin hatalara neden olurlar. Aşağıdaki şekilde barkodların gerçek tarama sonucunun osiloskoptaki görüntüsü verilmiştir.

Barkodların gerçek tarama sonucunun osiloskoptaki görüntüsü

Üstteki görüntünün girişi düşük kaliteli, nokta vuruşlu bir yazıcıyla, alttakinin girişi ise yüksek kaliteli ve yüksek yoğunluklu bir yazıcıyla elde edilmiştir. Bu durumda darbe büyüklüğü darbenin genişliğinin bir belirtimidir. Bu görüntüler insan gözüyle algılanabilecek siyah ve beyaz çubukların dönüşümünden çok uzak bir hassasiyettedir.

Görüntünün olmadığı bir durumda bozulmanın etkileri ise bilgisayar simülasyonunun kullanıldığı aşağıdaki şekilde görülmektedir.

Sensörün dalga formu çıkışının bozulmuş halini

Buradaki eğriler sensörün dalga formu çıkışının bozulmuş halini, dikdörtgen dalgalar ise, bir barkod taramasının ideal dalga formunu belli etmektedir. Çift çizgi olarak görünen işaretler ise uyumlu bir eşik yöntemiyle elde edilen belirgin darbe konumlarına ve genişliğine işaret etmektedir.

Burada genele bağlı kalınarak yüksek seviyenin çubuğa ve düşük seviyenin boşluğa karşılık geldiği göz önüne alınmıştır. Şekilde ikinci, dördüncü ve beşinci darbelerin gerçek genişlikleri aynı görünmekte fakat ikinci darbenin dalga formu diğer ikisine göre fark taşımaktadır. Sarım bozulması nedeniyle ikinci darbe diğer ikisinden daha geniş görülmektedir. Şekilde gösterilen örneğe ait rakamsal değerler, aşağıdaki tabloda genliğe ait birim göz önüne alınmadan verilmiştir.

Barkot değer tablosu

Dikkat edilirse; 0.2’lik bir giriş genişliği bir durumda 0.3’e diğer iki durumda da 0.3’e diğer iki durumda da 0.2’ye eşleştirilmiştir. Çok dar darbelerin yüksek bozulmalarından dolayı barkodlarda kullanılan minumum modül genişliği bozulmayı telafi edecek minumum algılanabilir darbe genişliğini aşmamalıdır.

Bu durum, yeni ve daha karmaşık kod çözme tekniklerinin kullanımıyla düzeltilebilir. Örneğin; bir çubuğun yada boşluğun genişliği sadece komşularıyla değil, diğer kod kelimelerinin genişlikleriyle de karşılaştırılabilir. Bu tip kod çözümü, şimdi kullanılandan daha fazla bilgisayar gücü gerektirmekte fakat daha yüksek yoğunluklu barkodları ele alabilmektedir.

Tüm bu anlatımlara ek olarak, birçok gürültü kaynağı da mevcuttur. Fakat gürültü kaynaklarının etkileri önemli önemli boyutlarda ayrıtlarda yoğunlaşmadığından dolayı ayrıtlardaki hassasiyetin etkileri bulunmaktadır. Sorunların çoğu ayrıtlarda ortaya çıktığından bizi ilgilendiren, sinyale dayalı bozulmalar ve gürültüdür. Buda, gürültünün genelde sinyalden bağımsız olduğu, elektronik haberleşmesinde kullanılan birçok analitik tekniği kullanışsız hale getirir. Örnek olarak aşağıdaki şekilde,

Barkot analitik tekniği

mesaj formun üst sırası ele alınırsa;  buradaki beyaz kareler 0 (sıfır), siyah kareler ise    1 (bir) değerini belirlemektedir. Elektronik haberleşmede 0 (sıfır) negatif gerilim darbesiyle, 1 pozitif gerilim darbesiyle eşleşebilir. Gürültünün doğal yapısı yüzünden aynı kutuptaki darbeler boyunca ortadaki yada kenardaki darbeler hatalı okunabilir. Yukarıdaki şekilde 2. ve 3. sıralardaki bozulmalar buna bir örnektir. Normalde düşünüldüğünde, sadece aynı tipteki darbeler serisinin yalnızca kenarlarında bozulmalar beklenebilir. Bu tür bozulmalar, semboller arası girişimin artmasından dolayı kısmen optik veya manyetik kaydetme gibi diğer teknolojilerde daha yüksek oranlarda mevcuttur.

Barkod okumanın ana öğeleri göz önüne alındığında, tarama ve kod çözümünün ardından haberleşmede önemli bir faktördür. Haberleşme modülü, verileri ana bir bilgisayar sistemine veya diğer mikroişlemci kontrollü cihazlara iletir. Genelde RS-232 ve RS-422 gibi bilinen haberleşme standartları desteklenmektedir. Desteklenen haberleşme protokollerinin çeşitliliği, sistem tasarımcılarının tarayıcı çıkışlarını diğer cihazların girişine doğru eşleştirmeleri sağlanmaktadır.

Tarama ve algılama teknikleri ile ilgili genel terimlere bakılırsa ilk okuma oranı   ( First Read Rate ), tarayıcı performansı için önemli kriterlerden birisidir. İlk okuma oranı, tetiğin ilk çekilmesinden sonraki doğru çözümlenen kodların yüzdesidir. Bu yüzde arttıkça tarayıcının perfonmansı da artar. Hareketli demet tarayıcılarda saniyede 1’den fazla okuma olduğundan sabit demetli tarayıcılara göre daha yüksek ilk okuma oranına sahiptir.

Tarayıcının çalışabildiği mesafe ise, Çalışma kapasitesi ( Work Range ) olarak adlandırılır. Çalışma kapasitesi ne kadar uzun olursa tarayıcı barkoddan o kadar uzaklıkta hala barkodu başarıyla okuyabilir. Etkin çalışma kapasitesi barkod yoğunluğuylada değişmektedir. Kod yoğunlaştıkça çalışma kapasitesi de kısalır. Aşağıdaki şekilde çalışma uzaklığının sembölün yoğunluğuna göre değişimini göstermektedir.

Çalışma uzaklığı değişim grafiği

Çalışma Kapasitesiyle ilgili olan diğer önemli bir kavram da Görüş Alanı ( FOV-Field of View ) dır.

FOV, tarama demeti yolunun okunacak barkod boyunca genişliği olarak tanımlanmıştır. Belli bir noktaya kadar tarayıcının barkoddan uzaklaştırılmasıyla  FOV  geliştirilebilir. Kısmi bir barkod yoğunluğu için tarayıcının çalışma kapasitesinin üst limitlerinde çalışmasıyla tarama demeti etkin yoğunluğunu kaybetmeden barkodun genişliği boyunca yayılabilir. Tabii ki, bir noktadan sonra tarayıcı yeterli odağın korunamayacağı bir dış limite ulaşır. Belirli bir kod yoğunluğu için görüş alanı okunabilecek maksimum barkod yoğunluğunu belirler. Tarayıcı tasarımının belirgin bir özelliği de istenmeyen ışığın filitre edilebilmesi yeteneğidir. Işık kaynağının şiddeti tarayıcıyı kâr edecek kadar az, yada yansıyan ışığın tarayıcıyı kamaştıracak kadar çok olmaması gereklidir. Her iki durumda tarayıcının çubuklar ve boşlukları ayırdetmesini engelleyip barkod okuma sisteminin tüm amacını yok edebilir.

Tarayıcının doğruluğunu ve tarayıcı içerisindeki  SNR’yi ( Sinyal gürültü oranı ) etkileyen önemli bir kavram da Optimal Nokta Boyutudur ( Optimal Spot Size ). Optimal nokta boyutu, barkod üzerinde gezen yoğunlaştırılmış ışığın boyutudur. Optimal nokta, barkoddaki en dar elemanla aynı boyutta olmalıdır. Önceden de açıklandığı gibi, geniş bir nokta aynı anda iki dar elemanı kaplayarak, tarayıcıyı elemanın başlangıç ve bitişini ayırdetmekte etkisiz hale getirebilir.

Optimal nokta boyutuyla ilgili olarak değerlendirilmesi gereken bir konu da Belin Büyüklüğü ve Konumudur ( Waist Size and Location ). Buradaki bel alan derinliğinin merkezidir, yani en yüksek kaliteli taramanın yer aldığı noktadır. Nasıl bir tenis raketinin ortasındaki küçük bir alanda vuruşun optimal güç ve kontrolu sağlanabilirse, tarama bele yaklaştıkça tarama doğruluğu da artar.

Tarama belden uzaklaştıkça nokta gitgide büyür ve belli bir sembol yoğunluğu için yeterli tarama kalitesi sağlanamaz.

Kod çözümüne ilişkin terminolojiler içerisinde yer alan Otomatik Ayırma  ( Automatic Discrimination ), kod çözümleyicinin değişik sembolleri otomatik olarak birbirinden ayırd edebilme yeteneğidir. Kod çözümleyiciler otomatik ayırma stratejisyle kod çözümü yapabilen birçok farklı sembollere ilişkin algoritmalara sahiptir. Fakat sistem içerisinde taranması arzulanmayan sembollerin bu algoritmadan çıkarılması önlenmektedir. Örneğin;  amaç kargo paketleri üzerindeki, sembollerin taranması ise, böyle bir satış ortamında  EAN  sembollerinin taranması önem taşımamaktadır.

Görüldüğü gibi, barkod okuma işlemi tarama, kod çözümü, sayısallaştırma ve iletim aşamalarıyla son bulur. Kullanılan teknolojilerin de gelişmesiyle birlikte barkodun olası uygulamaları veri toplama ve takip çalışmalarının tüm ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Yüksek hızı ve verimliliği sayesinde barkod teknikleri işbilgi akışı fonksiyonları içerisinde gittikçe artan bir öneme ulaşmaktadır.

Opticon OPI 2201 Auto Focus 2D Karekod Barkod Okuyucu – OPI2201 Autofocus 2D Imager
Özel geliştirilmiş eş zamanlı lens odaklama, hızlı tetikleme süresi ve otomatik kontrast ayarlama teknolojileri ile en küçük boyuttaki barkodları en uzak mesafeden okuyabilirsiniz. Ayrıca bu sayede hareket esnasında okuma toleransı da artırılmıştır.

Bir Üretimden Veri Toplama projesinde, üretim bilgilerinin bilgisayar ortamına otomatik olarak taşınmasının yanısıra, bilgilerin hatasız ve hızlı bir şekilde toplanması da esastır. Bilgisayar ortamlarına bilgi girişleri klavye ve tuşlar yardımıyla veya otomatik algılayıcı sistemlerle yapılır. Klavye üzerinden tuşlara basılarak yapılan bilgi girişinde insan faktörünün rolü büyüktür ve hata oranı yüksektir. Yapılan hesaplamalar klavye ile bilgi girişlerinde hata yapma olasılığını % 76 olarak göstermiştir.

Otomatik algılayıcı sistemlerin ilk türü ” Punched Card ” denilen delikli şeritler idi. Günümüzde telex sistemleri gibi bazı yerlerde halen kullanılmaktadır. Daha sonra manyetik teyp adı verilen şeritler bu sistemlerin yerini almıştır. Ancak manyetik özelliğinin korunmasının zorluğu araştırmacıları başka çözüm arayışlarına itmiştir. Böylelikle optik algılayıcılar keşfedilmiş ve kullanıma sunulmuştur.

İlk çıkan optik algılama sistemi OCR adı verilen ve halen günümüzde kullanılan karakter tanımlama sistemidir. Ancak bu sistemde kullanılan karakterler nümerik sayılar ve birkaç alfanümerik karakterlerden ibaret olup yeterli olmamıştır ve nihayet 1970′li yıllarda barkod adı verilen çizgi kod sistemi keşfedilmiştir.

Çizgi kod sisteminde karakterler ince ve kalın çizgiler ile aralarındaki boşlukların kombinasyonları ile kodlanırlar.

Barkod günümüzde en fazla ürün tanımlamasında kullanılmaktadır ve hatalı okuma oranı 10 milyonda bir’den düşük hesaplanmıştır. Barkodlanmış bir mamülün üretim bandındaki aşamaları, kalite kontrol durumu, ambar girişi ve ambar sevkiyatı barkod okuyucular ve bunların bağlı olduğu bilgisayar sistemi ile otomatik olarak izlenmekte, günlük, haftalık, aylık üretim bilgileri ve listeleri maksimum doğrulukta kolayca alınabilmektedir. Barkod aynı şekilde market uygulamalarında, güvenlik ve personel giriş-çıkış takibi, ambar giriş ve sevkiyat uygulamaları gibi endüstrinin birçok alanlarında yoğun olarak kullanılmaktadır.

Endüstriyel Veri Toplama Terminalleri, doğrudan barkod ve manyetik kart okuyuculara bağlanarak alınan bilgi sinyallerini deşifre edebilen, dijital girişleri ile iş makinalarının elektronik kontrol devrelerine bağlanarak kontrol ve bilgi sinyalleri alabilen ve sinyal çıkışları ile makinaları kontrol edebilen tipik bilgisayarlardır. Üzerinde çalıştırılan özel yazılımlar ile toplanan verilerin değerlendirilmeleri, bilgisayar ortamlarına transferleri, aynı zamanda veriler doğrultusunda iş makinalarının hız ve performans bilgilerinin de toplanarak sisteme aktarılmaları sağlanır.

Bu bölümde barkod üretmek için kullanılan farklı baskı teknolojilerinin tanıtılması amaçlanıyor. ( Baskıtürleri açıklanırken ingilizce isimleri daha yaygın olarak kullanıldığı için, broşürümüzde bu isimleri kullanmayı tercih ettik. )

DOT MATRIX ( Nokta Vuruşlu )

Dot matrix yazıcılar, yazıcının bir ribbon ( toplam transfer yada mürekkepli ) sürücü bulunan kafasına uygulanan elektriksel vuruşlarla görüntü oluştururlar. Barkod noktalardan oluşan bir matrix şeklinde tanımlanır, görüntü parçalıdır ve basılan kodun gücü düşüktür. Barkod iyi tarayıcılarla kullanılmalıdır. Eğer düşük sembol kalitesi isteniyorsa bu yazıcılar kullanılabilir.

DIRECT THERMAL

Direct Thermal baskı yapmak için yüzeyi bir kimyasalla kaplanmış kağıtlar kullanılır. Bu kağıtlarda yazıcı kafasının ısıttığı nokta kararır, görüntü keskindir. Baskı gücü dot matrix yazıcılarda elde edilenlere göre oldukça fazladır.

Bu tip baskılarda etiketler güneş ve güçlü bir spot ışığında kararma riski vardır. Mantık olarak fax kağıdına benzediklerinden dolayı herhangi bir maddenin kağıda değmesi durumunda çizik oluşabileceğinden dolayı bu etiket üzerindeki barkodların okutulmasında zorluklarla karşılaşılabilir.

THERMAL TRANSFER

Thermal Transfer baskıda, ribbondaki mürekkep yazıcı kafasının ısıtmasıyla kağıda geçer, görüntü Thermal’deki gibi keskindir. Görüntünün kalitesi ve dayanıklılığı yüksektir.

Bu tip baskılarda etiketler, etiketin ve ribbonların dayanıklık derecelerine göre dış ortamlar ( yağmur, güneş v.s. ) ve sıcak ortamlarda da kullanılabilir.

INK JET

Baskı yüzeyine doğrudan temas edilmeyen, Ink Jet baskı hala gelişmekte olan bir teknoloji. Çok hızlı püskürtücü iğnelerinden püskürtülen mürekkep ile görüntü oluşturulur. Görüntü oluşturma mantığı dot matrix yazıcılarla aynıdır, fakat görüntü data net ve daha hızlı olarak çıkar.

LASER

Laser görüntü transferi barkod oluşturmada kullanılan teknolojilerden biridir. Laser pozitif yüklü alanı terkederek, basılacak karakteri temsil eden yüzeye çarpar. Yüzeye negatif şarj edilmiş toneri boşaltılır. Toner baskı yapılacak yüzeydeki yüklü alanlar tarafından çekilir. Isı ve basınç, görüntüyü maddeye taşımak ve yapıştırmak için kullanılır.

Laser baskıda, baskı yapılacak form, kağıt besleme makinalarıyla sınırlanmıştır. Bu durumda sadece bir yada iki etiket basmak gerektiğinde oldukça maliyeti olmaktadır.

ilaçlarda karekod uygulaması, yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliği’nde yapılan bir değişiklik ile,  02.02.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Üretim yerleri ve işlem merkezlerinin karekodlu çalışmaya uyumu için 01.06.2009 tarihine kadar süre tanınmıştır.
Bu tarihten sonra üretilen veya ithal edilen ürünlerin karekod taşıması mecburidir. 01.06.2009 tarihinden sonra üretilen ürünler mutlaka karekodlu üretilecek ve bu tarihten sonra üretilen karekodsuz ürünler piyasada satılamayacaktır.

Taşıma birimlerinin etiketlenmesi için 01.06.2010 tarihine kadar süre tanınmıştır. Bu tarihten sonra üretici veya ithalatçıların sevk edecekleri ürün kolilerinde “koli etiketi” bulunması mecburidir. ! Bu mecburiyet ecza depolarından eczanelere yapılan sevkiyatlarda kullanılan paketler ve taşıma ambalajlarını kapsamamaktadır.

01.06.2009 tarihine kadar üretilmiş olan ve ecza depolarında veya eczanelerde bulunan kupürlü ürünler 01.01.2010 tarihine kadar satılabilecektir. Bu tarihten sonra karekodu bulunmayan ürünler hiçbir surette satılamayacaktır!

Yukarıdaki bilgilere göre proje uygulamasında herhangi bir gecikme söz konusu değildir. İTS’nin sağlıklı bir başlangıç yapması için diğer paydaşlarla çalışmalar yapılmaktadır. SGK yazılımlarının İTS uyumu konusunda çalışmalar ileri safhadadır. Halen eczane ve hastane yazılımlarının uyumlaştırılması için çalışmalar yapılmaktadır. Sistem bu gelişmelere göre, 2009 başında çalışıyor olacaktır.

Tüm uygulamaların İTS ile test yapmaları için altyapı sağlanmıştır.  Üreticilerimizin yazılımlarının İTS uyumu sağlandıktan ve İTS sistemi çalışmaya başladıktan sonra ürünlerini karekodlu halde piyasaya vermelerinin sağlıklı olacağı düşünülmektedir.

01 Temmuz 2008 tarihli yönetmelik değişikliğinde geçici madde hükümlerine göre, üretici ve ithalatçıların yapmaları gereken ambalaj değişikliklerini 01.01.2009 tarihine kadar onay beklemeksizin bildirmeleri beklenmektedir. Bu bildirimlerden önce yapılan çalışmalar taranıp its@iegm.gov.tr adresine gönderilirse çalışmalar değerlendirilebilecek, ITS ekibi firmalara çalışmalar hakkında tavsiyelerde bulunabilecektir. Yapılan son değişikilkte bu tarihte bir uzatma gündeme gelmemiştir, ilgililerin buna göre davranması gerekmektedir.

Ambalaj dizaynlarında karekod, örnek olarak basılmış halde gösterilecektir. Eski ambalajlara karekod uygulanması durumunda karekod yine örnek olarak basılacak ve kupür “KAREKODLUDUR” veya “K.KODLU” şeklinde iptal edilmiş olarak bildirilecek, bunun yanında yeni bir dizayn yapılmış ve bildirimi yapılacaksa yeni dizaynlarda karekod yine örnek olarak basılacak ve kupür bulunmayacaktır.

ilaçlarda karekod uygulaması, yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünler Ambalaj ve Etiketleme Yönetmeliği’nde yapılan bir değişiklik ile,  02.02.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Üretim yerleri ve işlem merkezlerinin karekodlu çalışmaya uyumu için 01.06.2009 tarihine kadar süre tanınmıştır.
Bu tarihten sonra üretilen veya ithal edilen ürünlerin karekod taşıması mecburidir. 01.06.2009 tarihinden sonra üretilen ürünler mutlaka karekodlu üretilecek ve bu tarihten sonra üretilen karekodsuz ürünler piyasada satılamayacaktır.

Taşıma birimlerinin etiketlenmesi için 01.06.2010 tarihine kadar süre tanınmıştır. Bu tarihten sonra üretici veya ithalatçıların sevk edecekleri ürün kolilerinde “koli etiketi” bulunması mecburidir. ! Bu mecburiyet ecza depolarından eczanelere yapılan sevkiyatlarda kullanılan paketler ve taşıma ambalajlarını kapsamamaktadır.

01.06.2009 tarihine kadar üretilmiş olan ve ecza depolarında veya eczanelerde bulunan kupürlü ürünler 01.01.2010 tarihine kadar satılabilecektir. Bu tarihten sonra karekodu bulunmayan ürünler hiçbir surette satılamayacaktır!

Yukarıdaki bilgilere göre proje uygulamasında herhangi bir gecikme söz konusu değildir. İTS’nin sağlıklı bir başlangıç yapması için diğer paydaşlarla çalışmalar yapılmaktadır. SGK yazılımlarının İTS uyumu konusunda çalışmalar ileri safhadadır. Halen eczane ve hastane yazılımlarının uyumlaştırılması için çalışmalar yapılmaktadır. Sistem bu gelişmelere göre, 2009 başında çalışıyor olacaktır.

Tüm uygulamaların İTS ile test yapmaları için altyapı sağlanmıştır.  Üreticilerimizin yazılımlarının İTS uyumu sağlandıktan ve İTS sistemi çalışmaya başladıktan sonra ürünlerini karekodlu halde piyasaya vermelerinin sağlıklı olacağı düşünülmektedir.

01 Temmuz 2008 tarihli yönetmelik değişikliğinde geçici madde hükümlerine göre, üretici ve ithalatçıların yapmaları gereken ambalaj değişikliklerini 01.01.2009 tarihine kadar onay beklemeksizin bildirmeleri beklenmektedir. Bu bildirimlerden önce yapılan çalışmalar taranıp its@iegm.gov.tr adresine gönderilirse çalışmalar değerlendirilebilecek, ITS ekibi firmalara çalışmalar hakkında tavsiyelerde bulunabilecektir. Yapılan son değişikilkte bu tarihte bir uzatma gündeme gelmemiştir, ilgililerin buna göre davranması gerekmektedir.

Ambalaj dizaynlarında karekod, örnek olarak basılmış halde gösterilecektir. Eski ambalajlara karekod uygulanması durumunda karekod yine örnek olarak basılacak ve kupür “KAREKODLUDUR” veya “K.KODLU” şeklinde iptal edilmiş olarak bildirilecek, bunun yanında yeni bir dizayn yapılmış ve bildirimi yapılacaksa yeni dizaynlarda karekod yine örnek olarak basılacak ve kupür bulunmayacaktır.

 Karekodbarkodokuyucu.com    İlaç Takip Sistemi